Peygamberimiz ‘İbrahim’in dinine’ çağırdığı halde dinimize neden ‘İslam’ denildi? (Din ve Toplumun Marka Algısı İlişkisi)

Tüm peygamberlerin ortak mesajı ve amacı vardı. Söylemleri neredeyse tamamen aynıydı. Toplumsal farklılıklar ve bazı o güne özel gündemler çıkarıldığında kutsal kitaplar birbirine çok benzerdi. Getirdikleri mesaj bir idi. Tüm peygamberler aynı dini getirdi; Tevhid.

İsa ya da Muhammed peygamberler de aynı dini getirdi.

Hatta peygamberimizin görevi ‘sapmış’ toplumu İbrahim’in dinine geri döndürmek idi. Kur’an’a göre biz bizzat İbrahim’in dinine inanmakla yükümlüyüz. Adı İslam olan dinimiz aynen İbrahim peygamberin getirdiği dindir.

Kur’an ve diğer tüm kutsal kitaplar bu mesaja tek bir isim verebilirdi. Her seferinde peygamberler aynı isimli dine çağırabilirdi. Ama hep yeni bir mesaj olarak ortaya çıktı.
Peygamberimizle birlikte bu yeni davetin adı ‘İslam’ oldu. İbrahim’im, İsa’nın, Musa’nın, Yakup’un, Nuh’un dinine çağrıldığı halde yeni bir isim verilmişti.

Bunun nedenini şimdi anladığımı düşünüyorum, doğrusunu Allah bilir. Pazarlamacılar, psikoloji ve sosyoloji uzmanları insanlar bir konuda hüküm verdiğinde, fikirlerini değiştirmenin çok zor olduğunu keşfettiler. Yüzlerce yıllık bilgi birikimi, ekonomi, toplum davranışı gözlemi sonucu bir karar aldılar; bir akım, dava, marka hakkında toplumda bir yargıya varıldıysa bu yargıyı değiştirmektense markayı değiştirmek daha iyidir. Yeni bir şey koymak her zaman eskisini silmekten iyidir.

Dünyanın en büyük marka uzmanlarından Al Ries şirketlere markalar konusunda şöyle der;

Bilgisayarda kayıtlı bir şeyi silmek mi istiyorsunuz? Üstüne yeni bir şey kaydedin veya silin tamam. Birinin zihnindeki bir şeyi değiştirmek mi istiyorsunuz? Unutun gitsin. Çünkü biri bir konuda bir karara varmışsa düşüncesi kolay kolay değişmez.

Yapabileceğiniz en müsrif pazarlama hamlesidir bir insanın fikrini değiştirmeye çalışmak.

Ve defalarca ve defalarca teyit edilmiş şekilde iş dünyasında, toplumsal uygulamalarda, siyasi çalışmalarda aynı şey öneriliyor; eskisi hala doğru bile olsa yeni bir isimle yola çıkın.
Aciz insan hakikatin minik bir parçasına sahip olabilir ve onların bulgularından Allah’ın davranışlarına sonuç çıkaramayız. Ama Allah’ın sünnetine bakarak insanların bulgusunun doğru olduğunu anlayabiliriz.

Allah, aynı mesajı gönderirken eskiye davet yerine yeni bir isimle yeni bir dine davet eder gibi elçi göndermiştir. İslam ismi, geçmiş peygamberlerin dininin ismi olmasa da mesajıdır. Ama isim farkı peygamberimizin mücadelesini kolaylaştırmıştır.
İnsanı yaratanın gözündeki hakikatleri çok sonra anlar veya hiçbir zaman anlamayız. Yine de ucundan kıyısından böyle bir şey fark ettiğimizde önemli bir şey keşfetmiş olma ihtimalimizi insanlarla paylaşmaya hakkımız vardır.

Doğrusunu Allah bilir.

Not:

‘Sonra da sana: “Doğru yola yönelerek İbrahim’in dinine uy! O müşriklerden değildi” diye vahyettik.’ Kur’an 16:123
‘De ki: Allah doğru söylemiştir ; bâtıldan uzak, hakka tamamen yönelik İbrahim’in dinine uyun; O, Allah’a ortak koşanlardan değildi.’ Kur’an 3:95

‘Yahudiler ve Hıristiyanlar, Müslümanlara şöyle dediler: “Doğru yolu bulmanız için Yahudi ya da Hıristiyan olunuz.” De ki: “Hayır! Biz, Hanif olan İbrâhim’in yoluna uyarız. O, müşriklerden değildi.”’ Kur’an 2:135

‘İbrahim’in dininden kendini bilmezlerden başka kim yüz çevirir? Andolsun ki, biz onu dünyada (elçi) seçtik, şüphesiz o ahirette de iyilerdendir.’ Kur’an 2:130

‘İşlerinde doğru olarak kendini Allah’a veren ve İbrahim’in, Allah’ı bir tanıyan dinine tâbi olan kimseden dince daha güzel kim vardır? Allah İbrahim’i dost edinmiştir.’ Kur’an 4:135

‘De ki: Şüphesiz ki Rabbim beni doğru yola, dosdoğru dine, Allah’ı birleyen İbrahim’in dinine iletti. O müşriklerden değildi.’ Kur’an 6:131

‘Allah uğrunda gereği gibi cihat edin. O, sizi seçmiş, babanız İbrahim’in yolu olan bu dinde sizin için bir zorluk kılmamıştır. Daha önce ve Kuran’da, peygamberin size şahit olması, sizin de insanlara şahit olmanız için size müslüman adını veren O’dur. Artık, namaz kılın, zekat verin, Allah’a sarılın. O sizin sahibinizdir. Ne güzel sahip ve ne güzel yardımcıdır!’ Kur’an 22:78