Elçiye nasıl itaat edilir?

Peygamber atfedilmiş söz ve rivayetlerin din olarak yaşanması gerektiği iddiasının temel dayanaklarından biri elçiye itaat ayetleridir. Oysa elçiye itaat Kur’an’a itaattir, Kur’an’da her zaman Allah ile birlikte geçer ve “veya” değil “ve” olarak gelir. Zira peygamberin Allah’tan bağımsız bir din koyma yetkisi yoktur. Rivayetler hangi kaynakta geçerse geçsin başlı başına bir din olamaz. Kur’an’ın emretmediği şeyleri dine […]

Peygamber atfedilmiş söz ve rivayetlerin din olarak yaşanması gerektiği iddiasının temel dayanaklarından biri elçiye itaat ayetleridir. Oysa elçiye itaat Kur’an’a itaattir, Kur’an’da her zaman Allah ile birlikte geçer ve “veya” değil “ve” olarak gelir. Zira peygamberin Allah’tan bağımsız bir din koyma yetkisi yoktur. Rivayetler hangi kaynakta geçerse geçsin başlı başına bir din olamaz. Kur’an’ın emretmediği şeyleri dine koymanın en kolay yolu “peygamber söylemiş” iddiasıdır. Oysa peygamberin söylediklerinin bize doğru ulaşıp ulaşmadığı, hayatında sonradan o hükümlerde değişiklik yapıp yapmadığı, kendisinin bile söyleyip söylemediği kesin değildir. Ancak Kur’an kesindir. Kur’an’da peygambere “de ki” diye başlayan hükümleri peygamberin söylediği de kesindir. Dolayısıyla Kur’an’dan elçiye itaat hükümleri çıkarmak gayet mümkündür.  Ve bu ayetlerin çoğu da bizzat cevabı Kur’an’da aramak, Allah’a yönelmek ile ilgilidir. Allah bizleri içinde boğulacağımız dev bir rivayet ağına atmaz, neden sorumlu olduğumuzu gayet net bir şekilde bize bildirdiği bir kitap göndermiştir.

Kur’an’da elçiye itaat hiç tek başına geçer mi? 

Hayır.

“Ey iman edenler! Allah’a itaat edin. Elçiye ve sizden olan ülülemre (idarecilere) de itaat edin. Eğer bir hususta anlaşmazlığa düşerseniz -Allah’a ve ahirete gerçekten inanıyorsanız- onu Allah’a ve Resûl’e götürün (onların talimatına göre halledin); bu hem hayırlı, hem de netice bakımından daha güzeldir.” Nisa 59

Allah’a ve Resûl’üne itaat edin ki rahmete kavuşturulasınız.” Ali İmran 132

“Ey iman edenler! Allah’a itaat edin, Peygamber’e itaat edin. İşlerinizi boşa çıkarmayın.” Muhammed 33

“Ey iman edenler! Allah’a ve Resûlüne itaat edin, işittiğiniz halde O’ndan yüz çevirmeyin.” Enfal 20

“Gizli bir şey konuşmanızdan önce sadakalar vermekten çekindiniz mi? Bunu yapmadığınıza ve Allah da sizi affettiğine göre artık namazı kılın, zekâtı verin Allah’a ve elçisine itaat edin. Allah yaptıklarınızdan haberdardır.” Mücadele 13

“De ki: Allah’a ve elçisine itaat edin. Eğer yüz çevirirlerse bilsinler ki Allah kâfirleri sevmez.” Ali İmran 32

Allah’a itaat edin, elçiye de itaat edin. Yüz çevirirseniz bilin ki, elçimize düşen apaçık bir duyurmadır.” Tegabün 12

“Yüzleri ateşe çevirildiği gün, “Eyvah bize! Keşke Allah’a ve elçisine itaat etseydik” diyeceklerdir.” Ahzab 66

“De ki: “Allah’a itaat ediniz, Elçisine itaat ediniz! Eğer yüz çevirirseniz biliniz ki, onun görevi tebliğ vazifesini yapmak, sizin vazifeniz de sorumluluklarınızı yapmanızdır. Eğer ona itaat ederseniz doğru yolu bulursunuz. Peygambere düşen, sadece apaçık bildirimde bulunmaktır.” Nur 54

Allah’a ve elçiye itâat ediniz, kötü şeylerden sakınınız. Eğer gösterdiğimiz yoldan dönerseniz, biliniz ki peygamberimize düşen, açıkça tebliğ etmektir.” Maide 92

Allah Abdullah oğlu Muhammed’e değil “Allah’ın elçisi/resulu Muhammed’e” itaate çağırıyor. Peygambere elçilik gündemi dışındaki konular yani vahiy dışı konulardaki sözleri ve günlük hayat içindeki davranışları da din sayılır mı?

Hayır.

“(Ey peygamber)… Onlar için Allah’tan bağışlama dile. (Dünyalık) işler hakkında onlara danış…” Ali İmran 159

“Peygamberimiz Medine’ye geldiğinde, Medineliler hurmayı aşılıyorlardı. Peygamberimiz “Ne yapıyorsunuz?” diye sordu. Onlar “Biz bunu yapardık.” dediler. Peygamberimiz “Belki yapmazsanız daha iyi olur.” dedi. Onun sözüne uyarak bu işlemi terk ettiler de hurma ürün vermez oldu. Bu durumu Peygamberimiz’e hatırlattıklarında kendilerine şöyle buyurdu: “Ben ancak bir insanım. Size dininizle ilgili bir şeyi emrettiğimde onu alın. Kendi görüşümden bir şeyi emrettiğimde ise ben ancak bir insanım.” Müslim, K. Fazail 140; Hanbel 3/152

“Peygamberimiz Bedir’de suyun yakın olduğu bir yeri ordugah olarak seçmişti. Sahabeden el Habbab b. el Munzir O’na şöyle dedi: “Ey Allah’ın elçisi, burası bize laf düşmeyecek şekilde Rabbinin senin için seçip yerleştirdiği bir yer midir? Yoksa o bir görüş, öneri ve harp hilesi midir?” Allah’ın elçisi cevaben “Aksine o bir görüş ve harp hilesidir” dedi. Bunun üzerine el Habbab: “Burası hiç de iyi bir konak yeri değildir. Kalkıp karşımızdaki topluluğa en yakın suyun başına karargah kuralım. Sonra orada bir kuyu kazıp suyu depolayalım da biz içelim, onlar içmesinler.” dedi. Peygamberimiz: “Doğru söyledin” dedi ve onun söylediğini yaptı.” İbni Hişam, es Sireh; Taberi, et Tarih

Peygamber daha ilk uygulamada her şeyi doğru mu yapmıştır? Peygamberden ulaştığı iddia edilen tüm rivayetlerin ve hükümlerin sonradan peygamber tarafından değiştirilmemiş olmasının garantisi var mı? 

Hayır.

“Allah seni affetsin. Doğru söyleyenler sana iyice belli olup yalancıları bilinceye kadar, onlara niçin izin verdin?” Tevbe 43

“…Allah’ın sana helal kıldıklarını niçin kendine haram kılıyorsun?…” Tahrim 1

“…hem kendi günahın, hem de inanan erkek ve kadınların günahları için af dile!…” Muhammed 19

“Eğer seni sebatkâr kılmasaydık yani engellemeseydik, gerçekten neredeyse onlara birazcık meyledecektin.” İsra 74

“…Oysa sen, içinde Allah’ın açığa çıkaracağı bir şeyi gizliyor ve insanlardan çekiniyordun. Halbuki Allah, çekinmeye daha lâyıktır…”Ahzab 37

“…(sadece) O’dur her işinde mükemmel olan, her hükmünde tam isabet eden.” Haşr 22-24
(Hiçbir insan) Allah’ın kendisine buyurduklarını henüz (kusursuz) yerine getirmiş değildir!” Abese 23

“…zira yalnızca O’dur her hükmünde tam isabet kaydeden ve her şeyden haberdar olan.” Seb 1

“De ki, ‘göklerde ve yerde, Allah’tan başka hiç kimse, idraki aşan hakikatleri bütünüyle kavrayamaz, hiç kimse öldükten sonra ne zaman dirilteceğini bilemez.” Neml 65

Peygamber Kur’an’a karşı imtihandan muaf mıydı? O baştan kusursuz ve cennet garantili miydi? Peygamber Kur’an ayetlerinin manasını Kur’an harici bir vahiyle mi öğrenmiştir? Peygamberin Kur’an dışında bir din bilgisi var mıdır?

Hayır.

“…Sen kitap nedir, iman nedir bilmezdin. Fakat biz Kur’ân’ı, kullarımızdan dilediğimizi doğru yola ilettiğimiz bir nur yaptık. Şüphesiz sen doğru yola götürüyorsun.” Şura 52

“Seni yol bilmez halde bulup da yol göstermedi mi?” Duha 7

“De ki: Eğer (haktan) saparsam, kendi aleyhime sapmış olurum. Eğer doğru yolu bulursam, bu da Rabbimin bana vahyettiği (Kur’an) sayesindedir. Şüphesiz O, işitendir, yakındır.” Sebe 50

“(Allah) tarafından bana vahyedilmemiş olsaydı ben de (size) apaçık bir uyarıda bulunamazdım!” Sad 70

“…O Peygamber’e inanıp ona saygı gösteren, ona yardım eden ve onunla birlikte gönderilen nûr’a (Kur’an’a) uyanlar var ya, işte kurtuluşa erenler onlardır.” Araf 175

Peygamber Allah’ın söyledikleri dışında din koyabilir mi?

Hayır.

“…O, arzusuna göre de konuşmuyor. Bildirdikleri, kendisine vahyolunan bir vahiyden ibarettir.” Necm 3

“Eğer Peygamber bize atfen bazı sözler uydurmaya kalkışsaydı, elbette onu bundan dolayı kıskıvrak yakalardık; sonra da onun şah damarını keser atardık. Hiçbiriniz buna engel de olamazdınız.” Hakka 44

“Rabbinden sana indirilene uy. Çünkü Allah yaptığınız herşeyden haberdardır. Ve yalnızca Allah’a dayan, zira dayanak olarak Allah yeter.” Ahzab 2-3

“Öyleyse (biliniz ki) ayrılığa düştüğünüz her konuda hüküm Allah’a aittir. (De ki) ‘İşte Allah! Benim Rabbim budur; O’na dayanıp güvendim ve her zaman O’na yönelirim.’” Şura 10

Peygamber insanlara Kur’an’dan başka bir şey öğütlemiş midir?

Hayır.

“…şu halde sen benim tehditlerimden korkanları bu Kur’an aracılığıyla uyarmaya devam et.” Hucurat 45

“…Sen yine de Benim uyarımdan korkabileceklere bu Kur’an aracılığıyla hatırlatmada bulun.” Kaf 45

“Onlara Allah’ın indirdiğine (Kitab’a) ve Resûl’e gelin (onlara başvuralım), denildiği zaman, münafıkların senden iyice uzaklaştıklarını görürsün.“ Nisa 61

İnsanlar Allah’ın peygamber aracılığıyla yolladığı Kur’an dışında bir din koyabilir mi?

Hayır.

“Allah’a dininizi siz mi öğreteceksiniz?” Hucurat 16

“Haydi Allah bunu yasak etti diye tanıklık edecek şahitlerinizi getirin…” En’am  150

“…Hiç kimse, herşeyi bilen (Allah) kadar size (gerçeği) gösteremez.” Fatır 14

“De ki [ey Muhammed]: “İçten bir inançla Allah’a bağlanarak yalnız O’na kulluk etmekle emrolundum.” Zümer 11

“Halbuki onlara ancak, dini yalnız O’na has kılarak ve hanifler olarak Allah’a kulluk etmeleri, namaz kılmaları ve zekât vermeleri emrolunmuştu. Sağlam din de budur.” Beyyine 5

Allah’tan başka din koyucu var mıdır?

Hayır.

“Oysa kendileri yalnızca Allah’a kulluk etmek, din koyma yetkisinin sadece O’na mahsus olduğuna iman edip batıl olan her şeyden uzak durmak, ibadeti hakkıyla eda etmek, arınmak ve arıtmak için verilmesi gerekeni vermekle emrolunmuşlardı. İşte insalığın ebedi değerler sistemi budur.” Beyyine 5

“…aldatıcının hiçbir türü sizi Allah ile aldatmasın.” Lokman 33

“Allah kuluna kâfi değil midir? Seni O’ndan başkalarıyla korkutuyorlar. Allah, kimi saptırırsa artık onun yolunu doğrultacak biri yoktur.” Zümer 36

“Ve cehennemde olanlar derler ki: “Yarabbi, muhakkak ki biz, sâdatlarımıza (dînde ileri gidenlerimize) ve küberamıza (büyüklerimize) itaat ettik. Ve böylece Senin yolundan (Sıratı Mustakîmi’nden) saptık.” Ahzab 67

“Ehl-i kitaptan bir grup, okuduklarını kitaptan sanasınız diye kitabı okurken dillerini eğip bükerler. Halbuki okudukları Kitap’tan değildir. Söyledikleri Allah katından olmadığı halde: Bu Allah katındandır, derler. Onlar bile bile Allah’a iftira ediyorlar.“ Ali İmran 78

“İşte hidayet budur; bir de Rablerinin ayetlerini yok sayanlar var: işte onları bakıl almaz bayağılaşmadan dolayı acınılası bir azap beklemektedir.” Casiye 11

“O şeytanların kimlere indiğini size haber vereyim mi? Onlar kendini aldatmayı alışkanlık haline getiren her günahkara inerler, (yalana) kulak kabartırlar ve onların çoğu (başkalarına da) yalan söylerler. Ve şairler… Onları batıl inanç peşindeki cahil ve bilinçsizler izlerler. Görmez misin ki onlar (hayal ve his) alemindeki bir vadide şaşkın ve amaçsız gezinirler ve onlar yapmadıklarını söylerler.” Şu’ara 221-226

“…Allah’tan başkasına ilahlık yakıştırma! Çünkü her tür ilahlık yakıştırma gerçekten de korkunç bir zulümdür.” Lokman

Kur’an’dan başka Allah’ın uymamızı istediği dini kaynak var mıdır?

Hayır.

“Gerçek olan, Rabbinden gelendir. O halde kuşkulananlardan olma!“ Bakara 147

“Elleriyle (bir) Kitap yazıp sonra onu az bir bedel karşılığında satmak için ‘Bu Allah katındandır’ diyenlere yazıklar olsun! Elleriyle yazdıklarından ötürü vay haline onların! Ve kazandıklarından ötürü vay haline onların!“ Bakara 79

“İşte bunlar, Allah’ın ayetleridir; sana bunları hak olmak üzere okuyoruz. Öyleyse onlar, Allah’tan ve O’nun ayetlerinden sonra hangi söze iman edecekler?” Casiye 6

“Haydi (bu vahye inanmadılar), iyi de, bundan sonra hangi habere inanacaklar?” Mürselat 50

“Sana indirilene ve senden önce indirilenlere inandıklarını ileri sürenleri görmedin mi? Tâğut’a inanmamaları kendilerine emrolunduğu halde, Tâğut’un önünde muhakemeleşmek istiyorlar. Halbuki şeytan onları büsbütün saptırmak istiyor.“ Nisa 60

“Göklerde ve yerdekiler, ister istemez O’na teslim olduğu halde onlar (ehl-i kitap), Allah’ın dininden başkasını mı arıyorlar? Halbuki O’na döndürüleceklerdir.“ Ali İmran 83

“Başkalarından vazgeçerek hep O’na gönül verin ve O’ndan sakının. Namaza devam edin ve müşrilerden olmayın.” 30:31

“…(kendilerine kitap) verilip de sonrumluluğunun gereğini yerine getirmeyenlerin durumu, kitaplar yüklenmiş eşeğin durumu gibidir…” Cuma 5

“Allah’ın âyetleri sana indirildikten sonra, artık sakın onlar seni bu âyetlerden alıkoymasınlar. Rabbine davet et. Asla müşriklerden olma!” 28:87

“…(kıyamet günü) onları hep birden toplayacağız, sonra da Allah’a ortak koşanlara ‘Nerede o boş yere davasını güttükleriniz?’ diyeceğiz.” En’am 22

“…kaygınızın merkezinde yalnız Ben olayım.” Bakara 40

“Allah, bir tek olarak anıldığında ahirete inanmayanların kalpleri daralır. Allah’tan başkaları anıldığında bakarsın sevinirler.” Zümer 45

Kur’an’da yazmayan bir şey din olur mu?

Hayır.

“Bak, nasıl da Allah üzerine yalan uyduruyorlar; apaçık bir günah olarak bu (onlara) yeter!“ Nisa 50

“Allah’ın, hakkında hiçbir delil indirmediği şeyleri O’na ortak koşmaları sebebiyle, kâfirlerin kalplerine yakında korku salacağız. Gidecekleri yer de cehennemdir. Zalimlerin varacağı yer ne kötüdür!“ Ali İmran 151

“İndirdiğimiz açık delilleri ve hidâyet yolunu -kitapta onu insanlara apaçık göstermemizden sonra- gizleyenler yok mu, işte onlara hem Allah hem de bütün lânet ediciler lânet eder.“ Bakara 159

“Ey iman edenler! Açıklanırsa hoşunuza gitmeyecek olan şeyleri sormayın. Eğer Kur’an indirilirken onları sorarsanız size açıklanır. (Açıklanmadığına göre) Allah onları affetmiştir. (Siz sorup da başınıza iş çıkarmayın). Allah çok bağışlayıcıdır, aceleci değildir.“ Maide 101

“Eğer biz, bu (vahyi) dinlemiş ya da aklımızı kullanmış olsaydık, şimdi cehennemlikler arasında olmazdık.” Mülk 10

“Bu haddini bilmezler birbirlerine sadece aldanış vaat ediyorlar.” Fatır 40

Kur’an dışında din koyucu bir kaynağa ihtiyaç var mıdır?

Hayır.

“Onların sana getirdikleri hiç bir örnek yoktur ki, biz (ona karşı) sana hakkı ve en güzel açıklama tarzını getirmiş olmayalım..” Furkan 33

“Böylece (Allah) vahyedilmesini uygun gördüğü her şeyi kuluuna vahyetmiş oldu.” Necm 10

“Ayrılığa düştüğünüz herhangi bir şeyde hüküm vermek Allah’a mahsustur…” Şura 10

“Doğrusu, (Biz hep) elçilerimizi hakikatin bütün kanıtları ile gönderdik ve onlar aracılığıyla vahyi bağışladık. (Yani insanlara bir) terazi verdik ki adaletle davranabilsinler…” Hadid 25

“…Nasıl? Küfrü hayat tarzı edinenler yapa geldiklerinin ‘sevabına’ (!) nail olabilmişler mi bari?” Mutaffifin 36

Vahyin Kur’an’a girmemiş bir kısmı var mıdır?

Hayır.

“O (Yolunu şaşırmış) kimseler, Bizim adımıza, vahyettiğimizden başka bir şey ortaya atasın diye seni ayartarak, seni vahyettiğimiz (gerçeklerden) uzaklaştırmaya çalışmaktalar; öyle ki, bunu başarabilselerdi seni hemen kendilerine dost edinirlerdi!” İsra 73

“Onlara arzularına göre bir ayet getirmediğin zaman ‘derleyip toplasaydın ya’ derler. De ki; ‘ben ancak Rabbimden bana ne geliyorsa ona uyarım!’. İşte bütünüyle bu Kur’an Rabbinizden gelen basiretlerdendir, iman eden bir kavim için hidayettir, rahmettir’.” Araf 203

“Allah’ın sana gösterdiği şekilde insanlar arasında hükmedesin diye sana Kitab’ı hak ile indirdik; hainlerden taraf olma!“ Nisa 105

Zamanla Kur’an’a ihtiyaç azalıp insanların yorumları din olur mu?

Hayır.

“Ya Rabbi! Benim kavmim bu Kur’an’a devri geçmiş, işlevi kalmamış bir kitap muamelesi yaptı.” Furkan 30

“…Biz asla önüne geçilen biri değiliz.” Vakıa 60

“…kendilerine daha önce vahiy verilip de, üzerlerinden uzun zaman geçtiği için kalpleri katılaşan kimseler gibi olmasınlarlar, ki onların bir çoğu yoldan sapmıştır.” Hadid 16

“Aman ha, kendileri Allah’ı unutan, bunun sonucu olarak da Allah’ın kendilerini bizzat kendilerine unutturduğu sorumsuzlar gibi olmayın. İşte onlar, evet onlardır yoldan sapanlar…” Haşr 19

“Kahrolsun keyfi yargılarını kesin gerçek gibi pazarlayanlar ki, onlar gömüldükleri bataklıkta debelenen gafillerdir.

“Hesap Günü ne zamanmış bakayım?” diye sölenenlerdi.” Zariyat 10-12

“Böylece siz hakikati yalanlamayı gıda haline getireceksiniz.” Vakıa 82

“Fakat zalimler, kendilerine söylenenleri başka sözlerle değiştirdiler. Bunun üzerine biz, yapmakta oldukları kötülükler sebebiyle zalimlerin üzerine gökten acı bir azap indirdik.“ Bakara 59

“Ey iman edenler! Kendilerine kitap verilenlerden bir guruba uyarsanız imanınızdan sonra sizi yeniden inkârcılığa sevkederler.“ Ali İmran 100

“Şimdi (ey müminler!) onların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Oysa ki, onlardan bir zümre, Allah’ın kelâmını işitirler de iyice anladıktan sonra, bile bile onu tahrif ederlerdi.“ Bakara 75

“Kendilerine Kitap’tan nasip verilenlere baksana! Sapıklığı satın alıyorlar ve sizin de yoldan çıkmanızı istiyorlar!“ Nisa 44

İnsanlar hatasız bir dini kaynak üretebilir mi?

Hayır.

“Hâla Kur’an üzerinde gereği gibi düşünmeyecekler mi? Eğer o, Allah’tan başkası tarafından gelmiş olsaydı onda birçok tutarsızlık bulurlardı.“ Nisa 82

“Size ne oluyor? Ne biçim hüküm veriyorsunuz?  Yoksa size ait bir kitap var da, (bu bâtıl inanışları) onda mı okuyorsunuz?” Kalem 36-37

“…Allah tüm şükürleri hak eden tek otoritedir… O, idraki aşan hakikatlerin de, idrak alanına giren gerçeklerin de sırlarına vakıf olandır; (yalnız O’dur) her işinde mükemmel, her hükmünde tam isabet eden.” Teğabün 17,18

“Eğer kulumuza indirdiklerimizden herhangi bir şüpheye düşüyorsanız, haydi onun benzeri bir sûre getirin, eğer iddianızda doğru iseniz Allah’tan gayri şahitlerinizi (yardımcılarınızı) da çağırın.“ Bakara 23

“Halis inancın yalnız Allah’a yönelmesi gerekmez mi? O’ndan başkasını dost ve koruyucu edinenler, “Biz bunlara sırf bizi Allah’a daha çok yaklaştırsınlar diye kulluk ediyoruz!” [derler]. Şüphesiz Allah, [Kıyamet Günü] onlar arasında [hakikatten saptıkları] her konuda mutlaka hüküm verecektir: çünkü Allah, [kendi kendine] yalan söyleyen ve inatla nankörlük yapan hiç kimseyi rahmetiyle doğru yola ulaştırmaz!” Zümer 3

Bir rivayet bir ayetin hükmünü değiştirebilir mi?

Hayır.

“Yoksa siz Kitab’ın bir kısmına inanıp bir kısmını inkâr mı ediyorsunuz? Sizden öyle davrananların cezası dünya hayatında ancak rüsvaylık; kıyamet gününde ise en şiddetli azaba itilmektir. Allah sizin yapmakta olduklarınızdan asla gafil değildir.“ Bakara 86

Önceki ümmetler Allah’ın kitabı dışında bir şey mi yükümlü idiler?

Hayır.

‘Ey Kitap ehli! Siz, Tevrat’ı, İncil’i ve Rabbinizden size indirileni hakkıyle uygulamadıkça, (doğru) bir şey (yol) üzerinde değilsinizdir’ de. Rabbinden sana indirilen, onlardan çoğunun küfür ve azgınlığını elbette artıracaktır. Kâfirler topluluğuna üzülme.” Maide 68

“İçinde hidayet ve nur olan Tevrat’ı da Biz indirdik. Hakka teslim olmuş peygamberler, Yahudiler hakkında onunla hükmederlerdi. Allah erleri ile âlimler de onunla hükmederlerdi; çünkü onlar da Allah’ın kitabını korumakla görevliydiler ve onun hak kitap olduğuna şahit idiler. Siz de insanlardan korkmayın, Benden korkun; üç beş kuruş için Benim âyetlerimi satıvermeyin. Kim Allah’ın indirdiğiyle hükmetmezse, işte onlar kâfirlerin tâ kendileridir.“ Maide 44

“Ve seni nasıl hakem yapıyorlar? Halbuki, onların yanlarında, içinde Allah’ın hükmü bulunan Tevrat vardır. Sonra da bunun arkasından yüz çevirirler ve onlar mü’min kimseler değildirler.“ Maide 43

“Allah’ı bırakıp (Yahudiler) bilginlerini, (Hristiyanlar da) rahiplerini ve Meryem oğlu Mesih’i rabler edindiler. Halbuki onlara ancak tek ilaha kulluk edinmeleri emrolundu. O’ndan başka tanrı yoktur. O bunların ortak koştukları şeylerden uzaktır.” Tevbe 31

Müslümanlar “elçiye itaat” amacıyla uyduklarını söyledikleri kaynaklarda yazdığı gibi elçiye itaat ediyorlar mı?

Hayır.

“Allah’ın elçisinden sözlerini yazmak için izin istedik, bize izin vermedi.” Tirmizi, K. İlm 11

“Biz hadis yazarken Hz. Peygamber yanımıza geldi ve “Yazdığınız şey nedir?” dedi. “Senden işittiğimiz hadisler” dedik. Hz. Peygamber dedi ki: “Allah’ın kitabından başka kitap mı istiyorsunuz? Sizden evvelki milletler Allah’ın kitabı yanında başka kitaplar yazdıkları için yoldan çıktılar.” El Hatib, Takyid 33

“Ey insanlar ateş tutuşturuldu ve karanlık gecenin parçaları gibi fitneler yakınlaştı. Allah’a yemin ederim ki aleyhimde tutunacak bir şeyiniz yoktur; Kuran’ın helal kıldıkları dışında bir şeyi helal kılmadım. Kuran’ın haram kıldıkları dışındakileri de haram kılmadım.” İbni Hişam, Siret 4

“Allah’ın kitabında helal kıldığı helal, haram kıldığı haramdır. Hakkında sustuğu ise serbesttir. Allah’ın serbest bıraktıklarını kabul edin ve bilin ki Allah hiçbir şeyi unutucu değildir.” Ebu Davud K Etime 39; Tırmizi K Libas 6; İbni Mace K Etime 60; El-Müracaat sayfa 20

Kur’an’da elçiye itaat ile Kur’an’a itaatin aynı şey olmadığını gösteren delil var mı? Elçi Kur’an dışında hükümler mi vermiştir? Elçiye itaat ile Kur’an’a itaat ayrı şeyler midir?

Hayır.

“De ki: ‘Ben ancak sizin gibi bir insanım. Bana sizin ilahınızın bir ilah olduğu vahyolunuyor. Şu halde O’NA YÖNELİN VE O’NDAN BAĞIŞLANMA DİLEYİN. Ortak koşanların vay hallerine!” Fussilet 6

“De ki: “Allah’ın bize yazdığından başkası başımıza gelmez. O, bizim sıkı dostumuzdur.” İnananlar sadece Allah’a güvensinler.” Tevbe 51

“De ki: “Ben peygamberler arasında türedi biri değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben SADECE bana vahyedilene uyuyorum ve ben apaçık bir uyarıcıyım.” Ahkaf 9

“De ki: “İşte benim yolum budur. Ben ve beni izleyenler, ALLAH’A bir aydınlık üzere ÇAĞIRIYORUM. Allah’ı noksan sıfatlardan uzak tutarım ve ben ortak koşanlardan değilim.”” Yusuf 108

“De ki: “Şüphesiz benim namazım, kurbanım, hayatım ve ölümüm, HEPSİ âlemlerin Rabbi ALLAH İÇİNDİR.” En’am 162

“De ki: “Ey câhiller! Bana, Allah’tan başkasına kulluk etmemi mi emrediyorsunuz?”” Zümer 64

De ki: “Ben size, ‘Allah’ın hazineleri benim yanımdadır’ demiyorum. Ben gaybı da bilmem. Size ‘ben bir meleğim’ de demiyorum. Ben, SADECE bana vahyolunana uyarım.” De ki: “Kör ile gören hiç bir olur mu? Hâlâ düşünmüyor musunuz?” En’am 50

“Yüz çevirirlerse de ki: “Bana ALLAH YETER; O’ndan başka ilâh yoktur. Ben SADECE O’na güvenip dayanırım. O, yüce arşın sahibidir.” Tevbe 129

“De ki: “Ey insanlar! Ben, sizin için SADECE apaçık bir uyarıcıyım.” Hacc 49

“De ki: “Ben, sizin için SADECE apaçık bir uyarıcıyım.” Hicr 89

De ki: “Allah dilemedikçe ben kendime bir fayda ve zarar verecek güce sahip değilim. Eğer gaybı bilseydim, elbette iyiliği arttırırdım ve bana kötülük de dokunmazdı. Ben SADECE, inanan bir toplum için bir uyarıcı ve müjdeleyiciyim.”

“Onlar, “Ona, Rabbinden ayetler/mucizeler indirilseydi ya!” dediler. De ki, “Mucizeler yalnız Allah’ın katındadır. Ben, SADECE apaçık bir uyarıcıyım.” Ankebut 50

De ki: “Ben de sadece sizin gibi bir insanım. Bana sizin tanrınızın tek bir Tanrı olduğu vahyolunuyor. Kim Rabbine kavuşmak isterse iyi amel yapsın ve kullukta HİÇ KİMSEYİ Rabbine ortak koşmasın.” Kehf 110

De ki: “Eğer doğru sözlü iseniz, Allah katından bu ikisinden daha doğru bir kitap getirin de ona uyayım.” Kasas 49