Boykot Müslümanlığı

Gerçek müslüman; savaşta dahi saygı duyulacak bir düşmandır. Ama günümüzde gerçeklik kalmadı, müslümanlık da bitmek üzere. Hissi müslümanlık diye bir şey kaldı elimizde. Sanılıyor ki doğru ve yanlışlar içgüdüsel olarak toplumun verdiği kararların aynısını. Bunları harfiyyen takip etmek ve aklı devre dışı bırakmak müslüman olmak için yeterli. Kur’an her zaman aksini söylüyor. Müslüman olunca akıl […]

Gerçek müslüman; savaşta dahi saygı duyulacak bir düşmandır.

Ama günümüzde gerçeklik kalmadı, müslümanlık da bitmek üzere. Hissi müslümanlık diye bir şey kaldı elimizde. Sanılıyor ki doğru ve yanlışlar içgüdüsel olarak toplumun verdiği kararların aynısını. Bunları harfiyyen takip etmek ve aklı devre dışı bırakmak müslüman olmak için yeterli.

Kur’an her zaman aksini söylüyor. Müslüman olunca akıl devreye girer, insan her yaptığında “bir delile dayandırarak” yaptığının doğru ya da yanlış olduğuna karar vermek zorundadır. Tüm toplumun ne yaptığı da seni ilgilendirmez, Kur’an’da herkes kendisinden sorguya çekilecektir.

Müslümanımız bir ömür geçirir, “Kur’an’da emredildiği halde” davası uğruna uğraşmaz, malına sıkı sıkıya sarılır, bırakın başkası için yaşamayı, kendisi için dahi doğru düzgün yaşamaz. Elinden gelen tek bir şey vardır; başkalarının ürettiği haberleri paylaşmak.

Bir tek dakika içini ferahlatıp görevini yapmamış olmanı kendine unutturacaksın diye Allah’ın diniyle karşı gelmemek gerekir. İslam çok ince ve ferah bir dindir. Eğer müslümanlar İslam’a bu kadar uzak olmasalar; hem düşman hiddetinden korkar ama farklı görüşteki kimseler adaletinden huzur bulurlardır.

Şimdi ne korkan ve ne huzur bulan…

Günümüzde müslümanların büyük katliamlara uğradığı savaşta insanların elinden tek gelen belirli malları damgalayıp onlarla ilgili içerikler paylaşmak. Boykot edilen ürünleri kullanın ya da kullanmayın diyecek halim yok, herkes kendi bilir. Ancak bir görsel paylaşırken iyilik yapıyorum zannederek dinin onlarca emriyle çelişiyorsan, ne paylaştığına dikkat etmen gerekir.

Doğru bir şey yaptığı zannedilerek yapılan paylaşımlarda genelde şu hatalar var;

01) Sana gelen haberin aslını araştırmadın (müslüman güvenilir olmak zorundadır)

“…Size bir fasık bir haber getirirse, bilmeyerek bir topluluğa zarar verip yaptığınıza pişman olmamak için o haberin doğruluğunu araştırın.” Hucurat 6

02) İftirayı yaydın ve bilmediğin konuda konuştun (müslüman aklından yükümlüdür)

“Çünkü siz bu iftirayı, dilden dile birbirinize aktarıyor, hakkında bilgi sahibi olmadığınız şeyi ağızlarınızda geveleyip duruyorsunuz. Bunun önemsiz olduğunu sanıyorsunuz. Halbuki bu, Allah katında çok büyük (bir suç) tur.” Nur 15

03) Sırf kinin var diye adaletsiz davrandın (adaletsiz müslüman olmaz)

“Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi adaletsizliğe itmesin. Âdil olun. Bu, Allah’a karşı gelmekten sakınmaya daha yakındır…” Maide 8

04) Zanna uydun (ki bu başka konularda da zanna kolay uyduğun anlamına gelir)

“Halbuki onların bu hususta hiç bilgileri yoktur. Sadece zanna uyuyorlar. Zan ise hiç şüphesiz hakikat bakımından bir şey ifade etmez.” Necm 28

“Ey iman edenler! Zannın çoğundan kaçının. Çünkü zannın bir kısmı günahtır…”

05) Boş, gereksiz konuştun, eylemi kendine unutturdun (müslüman boş konuşmaz)

“‘Biz, boş şeylere dalanlarla birlikte dalardık.’” Müddessir 45

06) Kendini kandırdın, asıl görevini unuttun (yeni nesil de seni görüp gerekli olanın eyleme geçmek değil laf yetiştirmek olduğunu zanneder)

“Siz hacılara su vermeyi ve Mescid-i Haram’ı onarmayı, Allah’a ve ahiret gününe iman edip de Allah yolunda cihad edenlerin imanı ile bir mi tutuyorsunuz? Halbuki onlar Allah katında eşit değillerdir. Allah zalimler topluluğunu hidayete erdirmez.” Tevbe 19

07) Aynı dinden olan masum kişileri de potansiyel suçlu ve senle savaşa destek veriyor ilan ettin;

“(İman etmemiş kişilerden) inancınızdan dolayı sizinle savaşmayan ve sizi yurtlarınızdan çıkarmaya çalışmayan kişilere adaletli ve nezaketli davranmanızı Allah yasaklamış değildir, çünkü Allah adil davrananları sever.” Mümtehine 8

08)  Kanıtın olmadan yalan konuştun (inanmadığın konuda doğruyu söylemek bile yalan sayılır)

“Münafıklar sana geldikleri zaman: “Biz şahadet ederiz. Muhakkak ki sen, gerçekten Allah’ın Resûl’üsün.” dediler. Ve Allah, muhakkak ki senin, gerçekten Kendisinin Resûl’ü olduğunu biliyor. Ve Allah şahadet eder ki, münafıklar gerçekten yalancıdırlar.” Münafikun 1

09) İnsanların mallarını değerden düşürüp eksiltmeye çalıştın (herkesin ticaret hakkı vardır);

“İnsanların mallarını değerden düşürüp eksiltmeyin. Yeryüzünde kesinlikle bozgunculuk yapmayın!” Şuara 183

10) Bu ürünlerin kullanılmamasını tavsiye edebilirsin ancak bu konuda iftira atamazsın;

“Sen kötülüğü en güzel bir tutumla sav…” Mü’minun 96

11) Düşmanın harıl harıl çalışırken sen sadece resim paylaştığın için de ayrıca suçlusun;

“Fitne ortadan kalkıncaya … kadar onlarla savaşın.” Enfal 39

Kur’an’da defalarca ve ısrarla; iyilik yapmak, iyi işler yapmak için uğraşmak gerektiğinin cennete gitmenin “şartı” olduğu yazar. Mallarınızla ve canlarınızla İslam yolunda mücadele edin der.

Dünyada 1 milyar müslüman 10 milyon yahudiden çok daha fazla finans kaynağı vardır. Konu boykot meselesi falan değil. Ticaret; gündem dışı bir konudur. Peygamberimiz de yahudilerle ve diğer gruplarla ticaret yapmıştır.

O yüzden boykot müslümanlığı bırakılıp artık eylem müslümanlığına geçilmelidir. Müslümanın ağzından çıkana herkes güvenir, müslüman konuşmuş olmak için konuşmaz.

Bu arada malum firmaların çoğu ABD firmasıdır. Filistinlilerin çoğu (oraya gidenlerin tanık olduğuna göre) bu firmaların savaşa gelir sağladığı iddialarından habersizce bunları kullanıyorlar. Birileri; kalkıp savaşa gitmeniz ya da bir şeyler yapmanız yerine paylaşımlar hazırlayıp paylaşıp görevinizi yaptığınızı zannetmenizi sağlıyorlar.

Avrupa devletleri dünyayı sömürdü, Çin Uygur’lara baskı yapıyor, ABD Irak’ı işgal etti. Gelişmesinden bize zulüm doğurmayacak devlet var mı bilemiyoruz. Tüm devletleri boykot etmesi gereken adam tek bir konuda böyle bir şey yapıyor, çünkü amacı zor girmek ya da davası için savaşmak değil, verebileceği fidyeyi verip vazgeçebileceği şeylerden vazgeçip yükümlülükten kurtulduğunu düşünüyor.

“Sevdiğiniz şeylerden infak etmedikçe siz birre eremezsiniz, maamafih her ne infak eyleseniz Allah onu bilir.” Ali İmran 92

İsrail, “kola” paylaşımlarından 2 sebeple memnuniyet duyuyor ve hatta bu paylaşımları onlar oluşturuyor olmalı. Çünkü,

1) Üslub, davranış ve mantık açısından İslam adına bir şey yapmanın bu olduğunu zannettiğimizi anlıyor, böylelikle kendi dinimizden uzak olmamızdan dolayı ferahlıyor, zira yakın olsak Kur’an okur ve İsrail’e dünyayı dar ederdik.

2) Paylaşım yapan kişi, üzerinden yükümlülüğü atmış ya da kendini görevini yapmış gibi hissediyor; böylelikle yahudiler tarih boyu olduğu gibi adnın kötülenmesi bedelini ödeyip dilediği her amacını gerçekleştiriyorlar.

“Ben tarafımı belli edeyim yeter” dogması da İsrailiyat sonucu dinimize geçmiş bir yan fikirdir, Kur’an’da eylemin şart oluşu ile ilgili gündemi anlamak için tamamını okumaya bile gerek yoktur…

“İnsanlar yalnız: ‘İman ettik’ demekle imtihan edilmeden bırakılacaklarını mı sandılar?” Ankebut 2

İslam ne de zarif bir dindir. Müslümanların elinde dışardan vahşi, düşüncesiz, adaletsiz görünen bir imaja dönüşmüştür… İslam’ın dış dünyadaki imajı; kolanın müslüman ülkelerdeki imajından çok daha kötü…

“O şeytanların kimlere indiğini size haber vereyim mi? Onlar kendini aldatmayı alışkanlık haline getiren her günahkara inerler, (yalana) kulak kabartırlar ve onların çoğu (başkalarına da) yalan söylerler. Ve şairler*… Onları (şairleri) batıl inanç peşindeki cahil ve bilinçsizler izlerler. Görmez misin ki onlar (hayal ve his) alemindeki bir vadide şaşkın ve amaçsız gezinirler ve onlar yapmadıklarını söylerler.” Şu’ara 221-226

*Şairler; o dönemin haber yayan kişileri idiler, insanlar kulağa estetik geldiği için bu kişilerin yanlış fikirlerini dahi duyup yayarlardı.