Kur’an’daki tüm yardım ayetleri (Allah’tan başka yardımcı yoktur)

  1. “Yalnız sana kulluk eder ve yalnız senden yardım dileriz.” Kur’an 1:5
  2. “Hani siz Rabbinizden yardım ve destek diliyordunuz. O da sizin dileğinize şöyle cevap vermişti: “Hiç kuşkunuz olmasın, ben size meleklerden birbiri ardınca bin tanesiyle yardım ulaştıracağım. Allah bunu, sadece bir müjde olsun ve o sayede kalpleriniz huzur ve rahatlık bulsun diye yaptı. Yardım yalnız ve yalnız Allah katındadır. Hiç şüphesiz Allah, mülkünde galiptir; işlerini yerli yerinde yapandır.” Kur’an 2:9,10
  3. “Sabır ve dua ile Allah’tan yardım isteyin. Sabır ve dua, Rablerine kavuşacaklarını ve kesinlikle O’na döneceklerini bilen, gerçekten kalbi Allah sevgisinden dolayı ürperenlerin dışındakilere ağır gelir.” Kur’an 2:45,46
  4. “Göklerin ve yerin mülkiyet ve hükümranlığının Allah’a ait olduğunu da bilmez misin? Sizin için Allah’tan başka ne bir dost ne de bir yardımcı vardır.” Kur’an 2:107
  5. “….Oysa büyücüler, Allah’ın izni olmadan kimseye zarar veremezler. Onlar, kendilerine faydalı olanı değil, zararlı olanı öğrenirler. Büyüye başvuranların âhiretten nasiplerinin olmayacağını iyi bilmektedirler. Kendilerini sattıkları şey ne kötüdür! Keşke bunu bilselerdi!” Kur’an 2:102
  6. “Onların yolunu takip etmedikçe Yahudiler ve Hıristiyanlar asla senden razı olmayacaklardır. De ki: “Allah’ın yolu biricik yoldur.” Sana ulaşan bu bilgiden sonra onların arzularını takip edersen, Allah’tan sana ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.” Kur’an 2:120
  7. “Yaptığınız her harcamayı ve adadığınız her adağı elbette Allah bilir. Zâlimler için yardımcı yoktur.” Kur’an 2:270
  8. Allah size yardım ederse, hiç kimse sizi yenemez; ama ya O sizi terk ederse, O’ndan başka kim size yardım edebilir? O halde müminler Allah’a güvensinler.” Kur’an 3:160
  9. “Bir kısım insanlar, müminlere, “Düşmanlarınız size karşı asker topladılar, sakının onlardan!” dediklerinde bu, onların imanlarını bir kat daha arttırdı ve “Allah bize yeter. O, ne güzel vekildir!” dediler.” Kur’an 3:173
  10. “Allah, düşmanlarınızı en iyi bilendir. Dost olarak Allah yeter; yardımcı olarak da Allah yeter.” Kur’an 4:45
  11. “İnanıp iyi işler yapanların ödüllerini eksiksiz ödeyecek ve lütfundan onlara daha fazlasını da verecektir. Kulluktan çekinip büyüklük taslayanlara da acı bir şekilde azap edecektir. Onlar, kendilerine Allah’tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı bulacaklardır.” Kur’an 4:173
  12. Allah sana bir zarar verirse, onu O’ndan başkası gideremez; eğer sana bir iyilik de verirse, şüphesiz O, her şeye gücü yetendir.” Kur’an 6:17
  13. “De ki: “Ne dersiniz, size Allah’ın azabı gelse veya o kıyamet gelip çatıverse siz, Allah’tan başkasına mı yalvarırsınız? Doğru sözlü iseniz söyleyin bakalım! Hayır, yalnız O’na yalvarırsınız da, O dilerse, yakındığınız belâyı uzaklaştırır. Siz, ortak koştuklarınızı unutuverirsiniz.” Kur’an 6:40
  14. “De ki: “Karanın ve denizin karanlıklarından, tehlikelerinden sizi kim kurtarabilir ki? O zaman Allah’a gizli gizli yalvararak: ‘Eğer bizi bundan kurtarırsan and olsun şükredenlerden olacağız’ diye dua edersiniz.” Kur’an 6:63
  15. “De ki: “Ne sanıyorsunuz? Eğer Allah kulaklarınızı sağır, gözlerinizi kör eder, kalplerinizi de mühürlerse, size bunları Allah’tan başka kim geri verebilir? Bakınız, delilleri nasıl açıklıyoruz. Onlar hâlâ yüz çeviriyorlar!” Kur’an 6:46
  16. “De ki: “Karanın ve denizin karanlıklarından, tehlikelerinden sizi kim kurtarabilir ki? O zaman Allah’a gizli gizli yalvararak: ‘Eğer bizi bundan kurtarırsan and olsun şükredenlerden olacağız’ diye dua edersiniz.” Kur’an 6:63
  17. “Müminler ancak o kişilerdir ki, Allah anıldığında yürekleri ürperir ve onlara Allah’ın âyetleri okunduğunda, bu onların imanlarını arttırır ve onlar yalnız Rablerine güvenip dayanırlar.” Kur’an 8:2
  18. “Andolsun ki, kadın ona meyletmişti. Eğer Rabbinin gerçeğe dikkat çeken delilini görmeseydi, o da ona meyletmiş olacaktı. Böylece biz, kötülüğü ve fuhşu ondan uzak tutuyorduk. Çünkü o, ihlaslı kullarımızdandı.” Kur’an 12:24
  19. “Gökteki İlâh da, yerdeki İlâh da O’dur.O, hakîmdir, her şeyi bilendir.” Kur’an 43:84
  20. ”Allah; O’ndan başka hiçbir ilâh yoktur. Müminler yalnız Allah’a dayanıp güvensinler.” Kur’an 64:13
  21. “De ki: “Ondan ve bütün sıkıntılardan sizi Allah kurtarır. Sonra siz yine O’na ortak koşarsınız.” Kur’an 6:642
  22. “De ki: “Allah’ı bırakıp da, bize ne fayda ne de zarar veren şeylere mi yalvaralım? Allah bizi doğru yola ilettikten sonra topuklarımızın üzerinde gerisin geri mi dönelim? Tıpkı kendisini doğru yola çağıran arkadaşları: ‘Bizimle gel’ diye seslendikleri halde şeytanların ayartmasına kapılıp dünyevî zevkler peşinde körü körüne koşturan kimse gibi mi olalım?” De ki: “Allah’ın gösterdiği yol, doğru yolun ta kendisidir ve biz âlemlerin Rabbine teslim olmakla emr olunduk.” Kur’an 6:71
  23. “Mûsâ, kavmine dedi ki: “Allah’tan yardım isteyiniz ve sabrediniz. Şüphesiz ki yeryüzü Allah’ındır. Kullarından dilediğini ona vâris kılar. Sonuç, Allah’tan sakınıp günahtan uzak duranlarındır.” Kur’an 7:128
  24. Allah’tan başka yalvardıklarınız, sizin gibi kullardır. Eğer doğru sözlü iseniz, onları çağırın da size cevap versinler. Onların yürüyecek ayakları mı var, yoksa tutacak elleri mi ya da görecek gözleri mi var veya işitecek kulakları mı var? De ki: “Ortaklarınızı çağırınız, sonra bana tuzak kurup göz açtırmayınız.”” Kur’an 7:194-195
  25. “Şüphesiz ki benim koruyanım, kitabı indiren Allah’tır ve o bütün iyi kullarını görüp gözetir.” Kur’an 7:196
  26. “Allah’ın dışında taptıklarınızın, ne size yardıma güçleri yeter ne de kendilerine yardım edebilirler. Onları doğru yola çağırmış olsanız, işitmezler. Onları sana bakar görürsün, oysa onlar görmezler.” Kur’an 7:197
  27. “Münafıklar söylemediklerine dair Allah adına yemin ediyorlar. Halbuki o küfür sözünü söylediler. Müslüman olduktan sonra inkâr ettiler, başaramadıkları bir şeye yeltendiler. Sırf Allah ve Peygamberi, Allah’ın lütfuyla kendilerini zengin etti diye, şimdi öç almaya kalktılar; Allah ve Peygamberinin iyiliğine karşı böyle nankörlük ettiler. Eğer tövbe ederlerse kendileri için daha iyi olur. Yok eğer dönerlerse Allah onlara dünyada da âhirette de acı bir biçimde azap edecektir. Yeryüzünde onların ne dostu, ne de yardımcısı vardır.” Kur’an 9:74
  28. “Göklerin ve yerin mülkü Allah’ındır; yaşatan ve öldüren O’dur. Sizin Allah’tan başka ne bir dost, ne de yardımcınız vardır.” Kur’an 9:116
  29. “Seferden geride bırakılan üç kişinin de tövbesini kabul etmiştir. Bütün genişliğine rağmen yeryüzü onlara dar gelmiş, vicdanları kendilerini sıkıştırmıştı. Allah’tan başka sığınacak kimse olmadığını anladılar. Sonra onlara yöneldi ki tövbe etsinler. Şüphesiz Allah, tövbeleri kabul eden ve rahmeti sınırsız olandır.” Kur’an 9:118
  30. “Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa, onu yine O’ndan başka giderecek yoktur. Eğer Allah sana bir hayır dilerse, O’nun lütfunu geri çevirecek de yoktur. O, lütfunu kullarından dilediğine ulaştırır. O, affedicidir; merhamet sahibidir.” Kur’an 10:107
  31. “İşte bunlar, Allah’ı yeryüzünde âciz bırakamazlar. Onların Allah’tan başka yakın dostları da yoktur. Onlara azap kat kat olacaktır. Çünkü, onlar gerçekleri duymaya dayanamaz ve göremezlerdi.” Kur’an 11:20
  32. “Zulmedenlere meyletmeyiniz; sonra ateş size de dokunur. Sizin Allah’tan başka dostlarınız yoktur. Sonra yardım da göremezsiniz.” Kur’an 11:113
  33. “Mûsâ dedi ki: “Ey kavmim! Eğer Allah’a inandıysanız ve O’na teslim olduysanız sadece O’na güvenip dayanın. Onlar da dediler ki: “Sadece Allah’a dayandık. Ey Rabbimiz! Bizi o zâlimler topluluğu için deneme konusu kılma!” Kur’an 10:84-85
  34. “Sonra biz, peygamberlerimizi ve aynı şekilde iman edenleri kurtarırız. İnananları kurtarmamız, üzerimize bir haktır.” Kur’an 10:103
  35. “Gömleğinin üzerinde sahte bir kan getirdiler. Ya‘kûb dedi ki: “Bilakis; nefisleriniz size bir işi güzel gösterdi. Artık bana düşen, hakkıyla sabretmektir. Anlattığınız karşısında, yardım edecek olan ancak Allah’tır.” Kur’an 12:18
  36. “Ya‘kûb dedi ki: “Daha önce kardeşi Yûsuf hakkında size ne kadar güvendiysem, bunun hakkında da size aynı şekilde güveneyim, öyle mi? Allah en güçlü koruyucudur. O merhamet edenlerin en merhametlisidir.” Kur’an 12:64
  37. “Onun önünde ve arkasında Allah’ın emriyle onu koruyan takipçiler vardır. Bir toplumu oluşturan fertler kendi iç dünyalarındakini değiştirinceye kadar, Allah onların oluşturduğu toplumu değiştirmez. Allah bir topluma kötülük diledi mi, artık onun için geri çevrilme diye bir şey yoktur. Onların Allah’tan başka yardımcıları da yoktur.” Kur’an 13:11
  38. “Gerçek dua Allah’a yapılır. O’ndan başka yalvardıkları, kendilerine hiçbir cevap veremezler. Bunlar, suyun ağzına gelmesi için avuçlarını suya açan, ancak hiçbir zaman su ağzına ulaşmayan kimseye benzerler. İnkârcıların duası da aynı şekilde boşa gitmektedir.” Kur’an 13:14
  39. “De ki: “Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?” De ki: “Allah’tır.” De ki: “O’nu bırakıp da kendilerine bile fayda ya da zarar verme gücüne sahip olmayan dostlar mı edindiniz?” De ki: “Körle, gören bir olur mu hiç? Ya da karanlıklarla aydınlık eşit olur mu? Yoksa O’nun yarattığı gibi yaratan ortaklar buldular da, bu yaratma onlara göre birbirine benzer mi göründü?” De ki: “Allah her şeyi yaratandır. O, birdir. Karşı durulmaz güç sahibidir.” Kur’an 13:16
  40. “Nimet olarak size ulaşan ne varsa, Allah’tandır. Sonra size bir zarar dokunduğu zaman yalnız O’na yalvarırsınız. Sonra da sizden o zararı giderdiğinde, içinizden bir grup hemen Rabblerine ortak koşarlar.” Kur’an 16:53,54
  41. “De ki: “Allah’ı bırakıp da ilâh olduğunu ileri sürdüklerinize yalvarınız! Ne var ki onlar, sizin sıkıntınızı ne uzaklaştırabilirler ne de değiştirebilirler.” Kur’an 17:56
  42. “İşte, bunların yalvardıklarının kendileri, Rabblerine nasıl daha yakın olacaklarının yolunu ararlar; O’nun rahmetini umar ve azabından korkarlar. Doğrusu, Rabbinin azabı çekinmeye değer.” Kur’an 17:57
  43. “De ki: “Onların dedikleri gibi Allah’la beraber tanrılar olsaydı, o takdirde kâinatın hükümranlığı kudretinde olan Allah’a ulaşmak için çareler arayacaklardı.” Kur’an 17:42
  44. “O’nun karada da sizi yere batırmasından veya başınıza taş yağdırmayacağından güvende misiniz? Sonra kendinize bir koruyucu da bulamazsınız.” Kur’an 17:68
  45. “Ya da sizi tekrar denize döndürerek, üzerinize bir kasırga gönderip, inkâr etmenizden dolayı sizi suda boğmayacağından güvende misiniz? Sonra bundan dolayı bizi arayıp soracak bir destekçi bulamazsınız.” Kur’an 17:69
  46. ”Denizde bir sıkıntıya düştüğünüz zaman, Allah’tan başka yalvardıklarınız ortadan kaybolur. Ama O sizi karaya çıkarıp kurtarınca da, yüz çevirirsiniz. Zaten insan çok nankördür.” Kur’an 17:67
  47. “Rabbinin kitabından sana vahyolunanı oku! O’nun kelimelerini değiştirecek kimse yoktur. O’ndan başka bir sığınak da bulamazsın.” Kur’an 18:27
  48. “Kendisine Allah’tan başka yardım edecek destekçileri olmadığı gibi, kendi kendini kurtaracak güçte de değildi.” Kur’an 18:43
  49. “O, Allah’ı bırakıp, kendisine faydası da zararı da dokunamayacak olan şeylere yalvarır. Bu, büsbütün uzak olan sapıklığın ta kendisidir.” Kur’an 22:12
  50. “Beni yaratan ve bana doğru yolu gösteren O’dur. Beni yediren, içiren O’dur. Hastalandığım zaman bana şifa veren O’dur. Benim canımı alacak, sonra beni diriltecek O’dur. Ve hesap günü hatalarımı bağışlayacağını umduğum O’dur.” Kur’an 26:78,82
  51. “O, zararı faydasından daha yakın olan bir varlığa yalvarır. O, ne kötü bir yardımcı, ne kötü bir dosttur!” Kur’an 22:13
  52. “Onlara, “Allah’tan başka taptıklarınız nerededir? Size yardım ediyorlar mı veya kendilerine yardımları dokunuyor mu?” denilir. Onlar, azgınlar ve İblis’in adamları tepe taklak hepsi oraya atılırlar.” Kur’an 26:92,95
  53. “Nihayet biz, onu da, sarayını da yerin dibine geçirdik. Allah’a karşı ona yardım edebilecek yandaşları da yoktu; o, kendini kurtarabilecek kimselerden de değildi.” Kur’an 28:81
  54. “Allah, onların kendisini bırakıp da hangi şeye yalvardıklarını şüphesiz bilir. O, mutlak güç ve hikmet sahibidir.” Kur’an 29:42
  55. “Gemiye bindikleri zaman, içten inanarak Allah’a yalvarırlar. Ama Allah, onları kurtarıp karaya çıkarınca bir de bakarsın ortak koşarlar.” Kur’an 29:65
  56. “Sizi onlara muzaffer kıldıktan sonra Mekke vadisinde onların ellerini sizin üzerinizden, sizin ellerinizi de onlardan çeken O’dur. Allah yapmış olduğunuz her şeyi görmektedir.” Kur’an 48:24
  57. “…Akıbet, eninde sonunda Allah’a aittir. İşte o gün, inananlar, isteyene yardım eden Allah’ın yardımına sevineceklerdir. Allah, güçlüdür; merhamet sahibidir. Bu, Allah’ın verdiği sözdür. Allah, verdiği sözden dönmez. Fakat insanların çoğu bilmezler.” Kur’an 30:5,6
  58. “İnsanlara bir sıkıntı dokunduğunda, Rabblerine yönelerek yalnız O’na yalvarırlar. Fakat katından onlara bir rahmet/çözüm tattırınca, bir de bakarsın ki onlardan bir grup yine Rabblerine ortak koşuyorlar.” Kur’an 30:33
  59. “Dağlar gibi dalgalar kendilerini kuşattığında, içten inanarak Allah’a yalvarırlar. Ama Allah, onları kurtarıp karaya çıkarınca, onlardan bir kısmı sözünde durur. Âyetlerimizi nankörlerden başkası inkâr etmez.” Kur’an 31:32
  60. “De ki: “Eğer Allah, size bir kötülük dilese veya size rahmet dilese, O’nun bu isteğine kim engel olabilir? Onlar kendilerine Allah’tan başka ne bir dost ne de yardımcı bulabilirler.” Kur’an 33:17
  61. “Kâfirlere ve münâfıklara itaat etme! Onların eziyetlerine aldırma! Allah’a güven! Koruyucu olarak Allah yeter.” Kur’an 33:48
  62. “Müşriklere de ki: “Allah’tan başka tanrı olduklarını iddia ettiğiniz şeylere yalvarıp durunuz. Onlar göklerde ve yerde zerre ağırlığında bir şeye sahip değillerdir. Onların göklerde ve yerde hiçbir ortaklıkları yoktur. Allah’ın onlardan bir yardımcısı da yoktur.” Kur’an 34:22
  63. “Yeryüzünde (O’nu) âciz bırakamazsınız. Allah’tan başka bir dostunuz ve bir yardımcınız da yoktur.” Kur’an 42:34
  64. Allah size verdiği rızkı kesiverse, size rızık verebilecek olan kimdir? Hayır, onlar azgınlık ve nefrette direnip durmaktadırlar.” Kur’an 67:21
  65. ”De ki: Suyunuz çekiliverse, söyleyin bakalım, size kim bir akar su getirebilir?” Kur’an 67:30
  66. ”Mescidler şüphesiz Allah’ındır. O halde, Allah ile birlikte kimseye yalvarmayın.” Kur’an 72:18
  67. ”(Resûlüm!) De ki: Ben ancak Rabbime yalvarırımve O’na kimseyi ortak koşmam.” Kur’an 72:20
  68. ”De ki: Doğrusu ben (kendi başıma) size ne zarar verme ne de fayda sağlama gücüne sahibim.” Kur’an 72:21
  69. “De ki: Allah’ı bırakıp da taptığınız, ortaklarınızı gördünüz mü? Gösterin bana! Onlar yerdeki hangi şeyi yarattılar! Yoksa onların göklerde mi bir ortaklıkları var! Yahut biz onlara, (bu hususta) bir kitap mı verdik de onlar, o kitaptaki bir delile dayanıyorlar? Hayır! O zalimler birbirlerine, aldatmadan başka bir şey vâdetmiyorlar.” Kur’an 35:40
  70. Dilesek onları suda boğarız. O zaman ne onların imdadına koşan olur, ne de onlar kurtarılırlar. Ancak bizim tarafımızdan bir rahmet ve belli bir zamana kadar dünyadan faydalandırmamız müstesnadır. ” Kur’an 36:43,44
  71. Onlar, yardım göreceklerini umarak Allah’tan başka ilâhlar edindiler. Halbuki ilâhların onlara yardım etmeye güçleri yetmez. Aksine kendileri bunlar için yardıma hazır askerlerdir.” Kur’an 36:74,75
  72. Onlara yardım ettik. Onlar galip oldular.” Kur’an 37:116
  73. “İnsanın başına bir sıkıntı gelince, Rabbine yönelerek O’na yalvarır. Sonra Allah kendi katından ona bir nimet verince, önceden yalvarmış olduğunu unutur. Allah’ın yolundan saptırmak için O’na eşler koşar. De ki: “Küfrünle azıcık yaşa, sen ateş halkındansın.” Kur’an 39:8
  74. “Andolsun ki onlara, “Gökleri ve yeri kim yarattı?” diye sorsan, elbette; “Allah’tır” derler. De ki: “Öyleyse bana söyler misiniz? Allah bana bir zarar vermek isterse; Allah’ı bırakıp da taptıklarınız, O’nun verdiği zararı giderebilir mi? Yahut Allah bana bir rahmet dilerse, onlar O’nun bu rahmetini önleyebilirler mi?” De ki: “Bana Allah yeter.Tevekkül edenler yalnız O’na güvenip dayanırlar.” Kur’an 39:37
  75. ”Cennettekiler birbirlerine dönüp sorarlar: Derler ki: “Daha önce biz, aile çevremiz içinde bile (ilâhî azaptan) korkardık.” “Allah bize lütfetti de bizi vücudun içine işleyen azaptan korudu.” “Gerçekten biz bundan önce O’na yalvarıyorduk. Çünkü iyilik eden, esirgeyen ancak O’dur.” Kur’an 52:25-28
  76. “İnsana bir zarar dokunduğu zaman bize yalvarır. Sonra katımızdan ona bir nimet verdiğimizde, “Bu bana yalnızca bilgimden dolayı verilmiştir” der. Hayır, o bir sınavdır. Fakat insanların çoğu bilmezler.” Kur’an 39:49
  77. “Ey kavmim! Bugün yeryüzüne hâkim kimseler olarak hükümranlık sizindir. Ama Allah’ın azabı bize gelip çatarsa, kim bize yardım edebilir?” Firavun, “Ben size kendi görüşümü söylüyorum ve yine size ancak doğru yolu gösteriyorum” dedi.” Kur’an 40:29
  78. “Şüphesiz, peygamberlerimize ve iman edenlere, hem dünya hayatında, hem şâhitlerin şâhitlik edeceği günde yardım ederiz.” Kur’an 40:51
  79. Yeryüzünde (O’nu) âciz bırakamazsınız. Allah’tan başka bir dostunuz ve bir yardımcınız da yoktur.” Kur’an 42:34
  80. “Yoksa onu uydurdu mu?” diyorlar. De ki: “Eğer ben onu uydurmuşsam, Allah tarafından bana gelecek şeyi savmaya gücünüz yetmez. Allah, sizin Kur’ân hakkında yaptığınız taşkınlıkları çok daha iyi bilir. Benimle sizin aranızda şahit olarak O yeter. O, affedicidir; merhamet sahibidir.” Kur’an 46:8
  81. “Siz Allah’ı bırakıp birtakım putlara tapıyor, asılsız sözler uyduruyorsunuz. Bilmelisiniz ki, Allah’ı bırakıp da taptıklarınız, size rızık veremezler. O halde rızkı Allah katında arayın. O’na kulluk edin ve O’na şükredin. Ancak O’na döndürüleceksiniz.” Kur’an 29:17
  82. ”O gün planları kendilerine hiçbir fayda vermez ve yardım da görmezler.” Kur’an 52:46
  83. ”Üzerinize ateşten alev ve duman gönderilir de birbirinizi kurtaramaz ve yardımlaşamazsınız.” Kur’an 55:35
  84. ”Kıyamet günü yakınlarınız ve çocuklarınız size fayda vermezler. Çünkü Allah aranızı ayırır. Allah, yaptıklarınızı görendir.” Kur’an 60:3
  85. ”De ki, “O Rahman’dır; biz O’na inandık ve O’na güvendik. Kimin gerçekten tam bir sapıklık içinde olduğunu ileride öğreneceksiniz.” Kur’an 67:29
  86. ”(O gün) Dost dostun durumunu sormaz.” Kur’an 70:10
  87. ”Birbirlerine gösterilirler (fakat herkes kendi derdindedir). Günahkâr kimse ister ki, o günün azabından (kurtuluş için), oğullarını, eşini, kardeşini, Kendisini koruyup barındıran tüm ailesini Ve yeryüzünde kim varsa hepsini fidye olarak versin de, tek kendini kurtarsın.” Kur’an 70:10-14
  88. ”De ki: Gerçekten (bana bir kötülük dilerse) Allah’a karşı beni kimse himaye edemez, O’ndan başka sığınacak kimse de bulamam.” Kur’an 72:22
  89. ”O, doğunun da batının da Rabbidir.O’ndan başka ilâh yoktur. Öyleyse yalnız O’nun himayesine sığın.” Kur’an 73:9
  90. ”O gün insan için ne bir güç ne de bir yardımcı vardır.” Kur’an 86:11